|
Benim İlk Genelev Maceram Hüsranla Bitmedi! (7) (Mesut 26 Y., Aydın)
İçkilerimizi içerken fazla konuşmadık. Suna kısa sürede içkisini bitirmişti. Bardağı sehpanın üzerine koyup yerinden kalktı ve en şuh yürüyüşünü yaparak yanıma geldi. Koltuğun kenarına oturdu ve saçlarımı okşadı.
Eğilip dudaklarıma uzandı. Belinden kavrayıp kendime çektim
ve saçlarını okşarken dudaklarını öpmeye
başladım. Öpüşürken elbisesinin askılarını çözmüştü.
İki askı da çözülünce göğüsleri ortaya çıktı.
Dudaklarını çekip göğüslerini ağzıma doğru yaklaştırdı.
Bu ara oturduğu yerden kaymış, kucağıma gelmişti.
Kısa eteği sıyrılmış, jartiyerli çorapları
ve külotu ortaya çıkmıştı. Göğüslerini avuçlayıp
yoğururken birinin ucunu ağzıma alıp yalamaya, emmeye
başladım. Saçlarımı okşuyor, göğüslerini
ağzıma itiyordu. Bir elimle göğsünü avuçlarken diğer elimi
açılan bacaklarını okşayarak yukarıya doğru çıkardım.
Sert kalçalarını okşamaya, amını külotunun üzerinden
avuçlamaya başladım. Kadın kısa sürede havaya girmiş, derin soluklar alıp vermeye başlamıştı.
Acele etmeden ayağa kalktım; Suna koltuğa bırakmıştı kendini. Bacaklarından tutup aşağıya doğru çektim ve külotunu tutup çıkardım.
Bacaklarını çekerek koltuğun iki yanına koymuştu. Yeni
traş edilmiş amı parlıyordu. İnce bir çizgi gibi duran
dudaklarına dil attığımda saçlarımdan tutup
başımı amına bastırması bir oldu. Yalıyor,
dilimi içine sokup çıkarıyordum. Am dudakları narin ve küçüktü.
Kendini daha da aşağıya kaydırarak göt deliğini de
ortaya çıkarmıştı. Amını ve göt deliğini
yalarken inliyor, ağzından anlamsız sözler çıkıyordu.
Sonra saçlarımdan tutup kaldırdı. Ayağa
kalktığımda aceleyle pantolonumu çıkarmaya yöneldi. Ben gömleğimi çıkarana kadar alt tarafımı çıplak bırakmıştı.
Sertleşmiş yarağımı dibinden kavradı ve yüzüme baktı, "Harika!"
dedi ve yaklaşıp yalamaya başladı.
Taşaklarımı okşuyor, diliyle de yarağımı
başından taşaklarıma kadar yalıyordu. Sonra
taşaklarımı ağzına alıp emmeye başladı.
Yarağımı sıvazlıyor, diliyle kafasına masaj yapıyordu.
Sonra başını ağzına aldı. Öpücükle
karışık yalamaya, emmeye başladı. Her saniye biraz
daha alıyordu yarağımı ağzına. Kısa süre
sonra yarağımın yarıdan fazlasını
ağzında yok etmişti. İlk kez bir kadın yarağımı
bu kadar ağzına alabiliyordu. Diliyle içeride yaptığı
masaj ve somurarak emmesi beni harekete geçirmeye yetmişti. Yarağım çatlayacakmış gibi sertleşmişti.
Bizi yakından izleyen Ülker elinde losyonla yaklaştı. Suna yarağımı bırakarak
koltuğa yayıldı yeniden. Ülker losyonu alıp
yarağıma ve Suna'nın amına sürdü. Bacaklarını iki
yana ayırdım ve yarağımı tutup am dudaklarına
sürdüm. Kafasını iterek amına soktuğumda Suna
çığlık atarak kastı kendini. Ona, "Rahat bırak kendini
bebeğim! Çok güzel olacak!" dedim. Gerçekten de o güne kadar siktiğim
bütün amlardan sıkıydı. Geriye çekip yarağımın
kafasını yeniden gömdüm amına. Küçük giriş
çıkışlarla yarağımı kısa sürede köküne kadar
sokmuştum. Suna'nın irileşmiş gözleri
ışıldıyordu. Kasıklarımı yapıştırdım ve yüzünü okşadım. İki eliyle kalçalarımdan tutup kendine çekti, "Sik erkeğim, doyana kadar sik beni! Hadi, doyur beni yarağa!" dedi.
Belinden kavradım ve girip çıkmaya başladım. Amı bir
mengene gibi sarmıştı yarağımı. Amı ve
yarağım yağlanmış olmasına rağmen zorla girip
çıkıyordum ama Suna hiç rahatsız görünmüyordu. "Sok erkeğim!
Nasıl zevk alıyorsan öyle sik beni! Seninim!" diyor, bir yandan
yarağın girip çıkışını izliyor, bir yandan
da yüzüme bakıp ne hissettiğimi öğrenmeye çalışırcasına beni izliyordu. "Harika sikiyorsun erkeğim! Ohhh! Yarağın kazık gibi içimde erkeğim. Sok erkeğim. Sik doyasıya beni. Seninim!" diyordu.
Eğilip göğüslerini ağzıma aldım. Bir yandan emiyor,
bir yandan avuçlarımda koparırcasına sıkıyordum. "Kopart
göğüslerimi erkeğim. Morart uçlarını. Isır
aşkım. Sik beni. Güzel mi amım erkeğim?" deyince, "Yeni
yarak yiyen bir kız amı gibi!" dedim.
"Ohhh erkeğim! Senin o am. İstediğin gibi sik onu. Götümü de sik
erkeğim. Amımı götümü dağıt yarağınla.
Canın nasıl istiyorsa öyle sik beni. Seninim erkeğim!" dedi. İki
avucuma aldığım göğüslerini koparırcasına
okşarken yarağımı sert hareketlerle sokup
çıkarıyordum. Suna gözlerini gözlerime dikmiş, aldığım
zevki ölçmeye çalışıyor gibiydi. Kadının, benim
aldığım zevk ölçüsünde zevke geleceğini anlamakta
gecikmedim. Jartiyerinden tutup sert giriş çıkışlarımı hızlandırarak devam ettim bir süre. Suna amını yırtarcasına girip çıkan
yarağıma aldırmıyordu sanki. Gözleri gözlerimde; mimiklerime göre kendini kasıyor, bırakıyordu.
Yarağımı çıkarıp yere, halının üzerine
yattım. Aceleyle gelip üzerime apıştı ve eline
aldığı yarağımı amında bir anda yok etti.
Bacaklarını iyice açmıştı. Yarağım köküne
kadar amına girip çıkıyordu şimdi. Biraz yukarıda
durmuştu. Alttan kasıklarını dövercesine vuruyordum. Sert
kalçalarını avuçlamış ayırmıştım.
Amı olabildiğince açılmıştı.
Yarağımı sert vuruşlarla sokup çıkartıyordum.
Suna birden kasılmaya başladı. "Sok! Sik beni kocacığım. Köküne kadar sok
yarağını. Amımı yırt. Kökle. Ahhhh!" çığlıkları evi inletiyordu. Deli gibi vuruyordu kasıklarıma kasıkları. Taşaklarımı da almak
istercesine yükleniyor, yarağı içinde dans ettiriyordu. Bir yandan
çığlıklar atarak geliyor, bir yandan da yalvarıyordu, "Sik beni! Senin bu am erkeğim! Sok!" diyordu.
İrileşmiş gözlerle yüzüme baktı sonra. "Amım güzel mi kocacığım?"
diye sordu. "Alev gibi yanıyor amın Suna!" dedim.
"Yarağın odun gibi erkeğim. Sok hepsini. Yarıyor içime
girerken. Ohhh! Çok güzel! Sik beni aşkım!" diyerek orgazm üstüne
orgazm yaşıyordu kadın. Sikmem, hepsini sokmam için yalvarıyordu kadın. Alttan vurdukça vuruyordum kasıklarına.
Birden üzerimden kalktı ve köpek pozisyonuna geçti, "Gel kocacığım, arkadan sok
yarağını. Her şeyim senin aşkım. Sik beni, hadi!"
dedi. Arkasına geçip yarağımı sertçe amına
soktuğumda çığlığı basmıştı.
Umursamadan belinden yakaladım ve yarağımı köküne kadar
sokup çıkartmaya başladım. Suna iki eliyle kalçalarını
ayırmış kendini geriye vererek siktiriyordu amını. "Sok!
Sik beni! Doy amıma erkeğim! Bütün vücudum senin! İstediğin
gibi sik beni!" diyor, çığlıkları kasılmalarına
karışıyor, kısa aralıklarla orgazm oluyordu Suna.
Kasılmaları bitmeden yeniden bana katılıyor, sikmem için
yalvarıyordu. Kaçıncı kez orgazm olduğunu
anlayamamıştım, ama dar amını sikerken
aldığım zevk anlatılmazdı. Girip çıkarken
yarağımın derisi soyuluyor gibiydi sanki, ama Suna daha da hızlı sokmam için yalvarıyordu, "Senin o am erkeğim. Sik. Daha da derine sok yarağını. Amımı parçala kocacığım. Ohhh! Sok!" diyordu.
Bir anda durdum. Ülker koltuğa oturmuş sakince bizi izliyordu. Losyonu getirmesini söyledim.
Bolca losyon alıp götüne parmaklarımı sokmaya başladım.
Bir, iki üç derken dördüncü parmağımı da soktuğumda Suna
çığlıklar atmaya başlamıştı.
"Acıyor mu orospu!" diye bağırdım. "Acıyor
Kocacığım. Yırtılıyor götüm. Parçalanıyor.
Ahhh!" dedi. "Bu yarak yırtacak götünü biraz sonra!" dediğimde, "Parmaklarını
çıkart, yarağını sok götüme erkeğim. Yarağın
yırtsın götümü!" dedi. Yağladığım yarağımın kafasını deliğin ağzına getirip yüklendim. Kafası zor da olsa girmişti, ama Suna evi inleten çığlığını basmıştı. Durdum öylece. "Acıyor aşkım. Yırttın götümü. Ahhhh! Yanıyor götüm!" diye inliyordu.
İki elimle yeniden kalçalarını avuçladım ve yarağımı yavaşça çektim, sonra yeniden yüklendim. Yarağımın kafası yeniden göt deliğinde
kaybolmuştu. Suna çığlık atıyor, iki eliyle
kalçalarını açarak acısını hafifletmeye
çalışıyordu. Yarağımı yarısına kadar
sokmuştum. Öylece durdum. Suna'nın vücudu titriyordu. "Durma
erkeğim. Sik götümü. Yırtılsın. Zevkin keyfini çıkart.
Ahhh. Acıt götümü!" dedi. "Yarağımı kıracak göt
deliğin orospu!" dedim. "Sik erkeğim. Sik kocacığım.
Sok köküne kadar yarağını götüme. Parçala deliğimi. Senin o
göt. İstediğin gibi sik!" diyordu halen. Belinden kavradım,
geriye çektiğim yarağımı ara vermeden götüne saplamaya
başladım. Yarağım kayarak dar götün içine girerken Suna'nın çığlıkları ağlamaya dönmüştü.
Ülker yerinden kalkıp beni durdurdu, "Kadını öldürmeye mi çalışıyorsun sen?" diye
bağırdı. Suna ise, "Karışma sen orospu. Siksin götümü
kocam, karışma. Acısın. Yırtılsın. Zevk alsın kocam. Sok kocacığım. Yırt götümü. Hadi, durma. Sana feda olsun götüm. Sik!" diye bağırınca, Ülker şaşkınlık içinde yerine gidip oturdu.
Yarağımı kafasına kadar çıkartıp köküne kadar sokuyordum şimdi. Suna
ağlıyor, çığlıklarla inliyordu önümde.
Ağlamaları, çığlıkları, her şey birbirine
karışıyordu. "Nereme istersen orama boşal erkeğim!"
diyerek titremeye, kasılmaya başladı yeniden. Kontrolsüzce
kasılıyordu vücudu yine. Kasılmaları sırasında
göt deliği alabildiğine büzülmüştü. Yarağımı zor
sokup çıkarıyordum şimdi. Bir an; günlerce siksem
boşalmayı düşünmeyeceğim aklıma geldi. İlk kez bu
kadar dar ve sıkı bir deliği sikiyordum. Kafasından köküne
sokup çıkartıyordum. Doymam mümkün değildi bu deliğe.
Yarağımın damarlarına o kadar güzel masaj yapıyordu ki, iliklerime kadar titriyordum, ama sona gelmek istemiyordum.
Suna'nın ağlamaları ve çığlıkları
yavaştan kesilmeye başlamıştı. Yorulmuş muydu,
yoksa kendini mi kaybediyordu bilmiyordum. Yarağımı
çıkartmadan kendimi yana doğru attım; ikimiz de
halının üzerine yan uzanmıştık. Saçlarından tutup
başını çevirdim. Gözleri kızarmıştı
ağlamaktan. "İyi misin Suna?" diye sordum. "Erkeğim, kocam
benim. Bitirdin beni. Hiç böyle sikilmemiştim. Doyurdun yarağa beni.
Yanıyor götüm aşkım. Çok acıyor. Hadi boşal!" diyen sesi
giderek güç kaybediyordu. Yarağımı köküne kadar soktum ve öylece
durdum. Göğüslerini avuçlayıp koparırcasına
sıktım. Omuzlarını yalayarak dudaklarına yumuldum.
İki dudağını da emerken dişlerimin arasında
eziyordum. Elini arkaya uzatmış, kalçalarımdan tutmuş,
kendine çektiği vücuduma yapıştırmıştı vücudunu. Kendini tamamen bana bırakmıştı. Yavaş hareketlerle yarağımı birkaç kez daha sokup çıkarttıktan sonra çektim. Yarağım kan içindeydi.
Ülker hızla yerinden kalktı ve koşarak pamuk getirdi. Suna'nın göt deliği
yırtılmıştı. Pamuğu tampon yapıp göt
deliğine yerleştirdi, "Götün folluk gibi olmuş orospu!" dedi öfkeyle. Suna, "Acıyor! Çok mu kanıyor götüm?" diye sordu. "Geçer biraz sonra!" dedi Ülker.
Yerimden kalkıp banyoya yürüdüm. Geriye döndüğümde Suna halının üzerinde öylece
yatıyordu. Yanına yaklaşıp saçlarını
okşadım, "Acıyor mu halen?" diye sordum. Elimi okşayarak, "Acısın! Sen zevk aldın değil mi aşkım?" diye sordu. "Çok güzeldi! Bu güne kadar siktiğim en güzel göttü. Yarağım bayram etti!" dedim. Suna da, "Acısı geçer biraz sonra!" dedi
yerinden kımıldamadan. Suna sikiştiği erkeğin zevk
aldığını görmekle ulaşıyormuş orgazm'a. "Seviştiğim erkeğin gözlerindeki zevk çizgilerini gördüğümde orgazm oluyorum! Sabaha kadar sikişsem, yüzdeki o zevk şeklini göremezsem orgazm olamıyorum!" diye açıkladı sonra.
Biraz daha yattı halının üzerinde ve Ülker'in
yardımıyla yerinden kalktı. Birlikte banyoya girdiler. Uzun
zaman çıkmadılar. Döndüklerinde bacaklarını oynatamayacak
kadar zor yürüyordu. Halen aşırı şekilde acı
duyduğu yüzünden belliydi. Yeniden yere, halının üzerine
uzandı, "Götümün üstüne oturamıyorum. Hiç böyle
olmamıştım.!" dedi acı ile gülümsemeye çalışarak.
Ülker, "İçki hazırlayayım!" diyerek mutfağa yürüdü.
Suna'nın yanına yaklaştım ve dudaklarına öpücük
kondurdum, "Pişman mısın Suna?" diye sordum. "Kesinlikle hayır!" dedi
ani bir itirazla, "Hayatımda bu kadar doyurucu orgazm
olmamıştım. Bu zevki bana yaşattığın için
sana teşekkür ederim. Gerçekten de çok zevk aldım. Kaç kez orgazm olduğumu sayamadım bile. Umarım acım da biraz sonra geçer!" dedi.
İçkilerimizi yudumlarken Suna kendinden söz etti, "Kenan'la
evlendiğimiz günlerde fark ettim bunu. Gün boyu sevişsem
doymadığımı fark ettim. Kenan başlangıçta
durumumdan huzursuz oldu. Ben üzerine gittikçe ne yapacağını
şaşırdı. Önüme gelenle yatacağımdan korkmaya
başladı sonra. Bunu yapmamak için kendimle savaşmadım desem
yalan olur. Zaman içerisinde önüne geçilmez bir hal aldı. Sonunda kendime
eğlence aramaya başladım. İzmir'in dışında,
gözden uzak yerlerde birileriyle sevişme fırsatları yaratmaya
başladım. Kenan ilk başta çıldırdı elbette, ama sonradan
bunun önüne geçemediğimi gördü ve beni rahat bırakmaya karar verdi.
Aradığımı bulmakta zorlandığım zamanlarda
huzursuzlanıyorum ve böyle olunca Kenan ne yapacağını
şaşırıyor. Sokağa çıkıp birinin altına
yatacağımı düşünmeden edemiyor. Hoş, bunu hiç
yapmadım, ama yapacağım sanıyor. Çözüm için çareler üretmeye çalıştık, ama olmadı. Bacaklarımı açsam, içime bir ordunun askeri girse; onlar boşaldıkça orgazm oluyorum; yapacak bir şey yok!" dedi.
Ülker de, "Senin bir doktora ihtiyacın var!" dedi. "Denemedim mi
sanıyorsun? Tedaviye cevap vermedi vücut. Daha doğrusu ben bir süre
sonra vazgeçtim. Kendime engel olamıyorum hayatım ya!" diye cevap
verdi Suna. Ülker gülerek, "Senin bir genelev kurman lazım!" dedi. "Onu
hayal ederek orgazm olduğum zamanlar da oldu!" dedi Suna. O ara telefonu
çaldı arayan kocasıydı. Kocasına, "Saat kaç Kenan?" diye
sordu, "Hadi ya! İyiyim aşkım, iyiyim. Sanırım biraz
sonra çıkacağım. Evet, güzel bir akşamdı.
Anlatırım!" dedi. Suna yola çıkmadan, Ülker onun göt deliğine yaptığı tamponu yeniledi ve "Bir an önce eve git ve bu tamponu yenile! Kanaman durmamış olabilir!" dedi. Ülker, Suna'yı arabaya kadar yolcu etti.
Ülker geriye döndüğünde avucundaki paraları bana uzattı. Kadın 1.000 Dolar vermişti.
"Amını götünü dağıttın karının!" dedi
kendini koltuğa atarken, "Her yeri yırtıldı, halen
canı yarak istiyor!" dedi. Ben de, "Hasta o kadın!" dedim. "İyi siktin ama! 1.000 Doları da kaptın!" dedi Ülker gülümseyerek. "Gitti ve bitti!" dedim.
Evi toplamaya giriştik; her şey her yerdeydi. Bir süre sonra
telefon çaldı. Arayan Suna'ydı. Ülker benim numaramı verdi ve
telefonu kapattı. Kısa süre sonra benim telefon çaldı. Arayan Kenan'dı.
Karısının çok kötü durumda olduğunu söyledi, ama
kanaması durmuştu. Sonra telefonu Suna aldı, Cumartesi günü için
randevu istiyordu. Kabul ettim ve telefonu kapattım. Ülker, "Suna yeter
sana! Bundan sonra başka bir karı bulman gerekmiyor. Haftada bir gün gelse aylığını kurtarırsın!" dedi. Cevap vermedim; evi toparladıktan sonra yattık uyuduk. Vakit zaten gece yarısını çoktan geçmişti...
Bir ara yarağımın okşandığını fark
ettim. İlk anda bunun Ülker olacağını düşünmüştüm,
ama gözlerimi açtığımda yarağımı
okşayanın, haftada bir gün gelen temizlikçi kadın Cemile
olduğunu gördüm. Bir eliyle yarağımı okşarken diğer eli de şalvarının içinde, amını parmaklıyordu. Benim uyandığımı
görünce telaşla toparlandı, "Özür dilerim Mesut Bey, çıplak
yatıyordunuz ve kendime hakim olamadım..." dedi. Yarağım
kadının okşamalarıyla kazık gibi olmuştu. Birşey
söylemeden kolundan tutup şalvarını ve külotunu çıkardım. Sonra Cemile'yi üzerime çektim ve yarağımı amının dudakları arasına yerleştirdim. Kadın yavaşça kendini bıraktı. Yarağım kayarak amının içinde kaybolmuştu.
Hayatımda gördüğüm en geniş amdı Cemile'nin amı. İri ve geniş kalçaları
kasıklarıma yayılmıştı. Üzerimde inip kalkmaya
başladığında ellerini göğüslerime koymuş destek
alıyordu. "Ohhh! Çok güzel! Ahhh!" diye
inliyordu. İçinde bulunduğu durumun etkisinden olsa gerek Cemile kısa sürede orgazm olmuştu. Ben öylece yatmış,
müdahale etmemiştim. Kendi işini kendisi görmüştü. Orgazm
olurken sesini çıkarmamaya çalışıyor, kısık sesle inliyordu. Amının suları taşaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Orgazmdan sonra utanma tripleriyle üzerimden kalktı ve koşarak odadan çıkıp gitti. Arkasından gelmesi için bağırdım, "Cemile gel, otur şöyle! Neden yaptın bunu?" dedim. Önce konuşmak istemedi, ama ısrar edince, "Kocamla iki aya yakındır ilişkimiz yok. Zaten 50 yaşını geçti;
takdir edersiniz, ben daha 37 yaşındayım. 5 tane çocuktan sonra
amımın bollaştığını, zevk vermediğimi
söyleyip duruyor ve benden kaçıyor. Sikişirsek bile bunu birkaç dakikada bitiriyor. Sizi çıplak görünce dayanamadım. Özür dilerim!" dedi.
Temizliğe başlamamıştı
bile; anahtarı bırakıp gitmesini söyledim. Defalarca özür diledi,
ama onu evde tutamazdım. "Sana hak veriyorum Cemile, ama temizlik için evime gelmeni istemiyorum. Bu hiç
de ahlaklı olmaz!" dedim. "Şirket beni işten kovar!"
diyerek ağlamaya başladı. "Şikayetçi olmayacağım!
Onlara yaz sonuna kadar İzmir'in dışında
olacağımı ve hizmet istemediğimi söylersin!" dedim. Cemile temizliği
bitirdikten sonra gitmek istediğini söyledi, ama izin vermedim. Anahtarını sehpanın üzerine bıraktı ve çekip gitti.
Zaman geçirmeden internetten başka bir temizlik firması buldum ve
acil hizmet istediğimi söyledim. Firma bir saat içerisinde bir
temizlikçi gönderdi. 50 yaşlarında, sevimli, anne
tavırlarıyla insanı rahatsız eden ve sürekli konuşan,
şikayet eden bir kadın göndermişlerdi. Tam
aradığım kadındı. Adı Fatma'ydı. Ona, "Önümüzdeki
Perşembe gelmeden önce telefon et Fatma Ana! Evde olmayabilirim.
Aradığında gelirim, tamam mı?" dedim. "Bu evi kim temizliyordu
daha önce?" diye sordu. "Boş ver! Tembel bir kadın gelip gidiyordu!" dedim. O da, "Her yer
leş gibi. Camlar altı aydır silinmemiş. Bugün yüzeysel
temizlik yapayım. Önümüzdeki hafta bu evi kırklayalım!" dedi.
"İstersen Cumartesi günleri gel!" dedim. Perşembe günleri Çarşambanın
yorgunluğu oluyordu ve erken kalkamıyordum. "Daha iyi olur!" dedi Fatma Ana. Cumartesi günü gelecekti.
Evin Cemile'de olan anahtarlarını almama rağmen, kilitlerin yenilerini taktırdım. Bir takım anahtar da Fatma Ana'ya hazırlattım.
Fatma Ana Cumartesi günü sabahtan aradı. O gelene kadar duşumu alıp
giyinmiştim. İçeriye girdiğinde gözlerim yuvarlağından
çıkacaktı neredeyse. Yanında dünya güzeli bir kız
vardı. Kız, minyon tipin en güzel örneğiydi. Dalgalı, uzun
saçları vardı. Küçük ve çekik gözleri, dudaklarının
üzerinde duran küçücük burnu ile yüzü tapılacak kadar güzel görünüyordu. Yaşı
17 falan olmalıydı. Utangaç tavrı ile ayrı bir çekicilik
yayıyordu çevresine. Fatma Ana, "Evin temizliğini adam gibi yapmak
için birinin bana yardım etmesi gerekiyordu... Bu kızım Ayşe." dedi.
Bir an önce evden çıkmam gerekiyordu. Çıkıştaki
sehpanın üzerine para bıraktım, çıkarken onu
almalarını söyledim. Ama Fatma Ana kabul etmek istemedi. Ben de, "Sana
vermiyorum Fatma Ana zaten! Ayşe harçlık yapar, onun da emeği
olacak!" dedim.
Akşam üzeri geldiğimde gerçekten de eve kadın eli
değdiği belli olmuştu. İşin kötü tarafı bazı
eşyaların yerini değiştirmişlerdi. Fatma Ana'yı
aradım, "Bir daha eşyalarımın yerini
değiştirmeyin lütfen!" dedim. Fatma Ana, "Söyledim eşek
kızıma..." diye çıkıştı, "Hepsinin yerini Ayşe değiştirdi. Bir daha olmaz Mesut Bey oğlum!" dedi.
Zaman geçirmeden duşa girdim; Suna gelecekti.
[Mesut]
Benim İlk Genelev Maceram Hüsranla Bitmedi hikayesinin Tüm Bölümleri
|